Coğrafya Dersi Senebaşı Zümresi Toplantı Tutanağı (2018-2019) 2018-2019 Öğretim Yılı Coğrafya Dersi Plan Örnekleri Yeni Coğrafya Öğretim Programı (20.01.2018) 2016-2017 Öğretim Yılı Coğrafya Dersi Sene Başı Zümre Örneği 2017-2018 Öğretim Yılı Coğrafya Dersi Yazılı Örnekleri (9,10,11 ve 12.Sınıflar) 9-10-11-12.Sınıf Coğrafya Dersi Günlük Plan Örnekleri



Kızkulesi

Kullanıcı avatarı
Ihsan
Mesajlar: 2431
Kayıt: Çrş Ağu 21, 2013 8:34 pm
Ettiği Teşekkür: 121
Aldığı Teşekkür: 255

Kızkulesi

Mesaj gönderen Ihsan » Sal Nis 07, 2015 10:45 pm

Kızkulesi

Resim

Kız Kulesi, İstanbul'da, Salacak'ın 150-200 metre kadar açığında, küçük bir adacık üzerinde şirin, beyaz bir yapı olarak inşa edilmiş, estetik zerafetiyle İstanbul'un güzelliğine güzellik katan başlıca mimari unsurlardan biridir. Geçmişi 2500 yıl öncesine dayanan bu küçük kule, İstanbul'un tarihine eş bir tarih yaşamış ve kentin yaşadıklarına görgü şahitliği yapmıştır.

Kız Kulesi, Karadeniz'den gelen gemileri kontrol altında tutabilmek için M.Ö. 410 yılında Atinalı kumandan Alkibiades tarafından yaptırılmıştır. Ancak Kız Kulesi'nin bulunduğu kayalıklarda bir bina bulunduğuna dair ilk kesin bilgiler 12. yüzyıla dayanmaktadır. Buna göre Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenos, boğazın Marmara'ya bakan tarafına iki tane savunma kulesi yaptırmıştır. Bunlardan biri Kız Kulesi'nin bulunduğu yerde, diğeri de Sarayburnu kıyılarında yapılmıştır. Bu kulelerin arasına İstanbul'a yönelik saldırıları önlemek için zincir gerilmiştir.

İstanbul'un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet, Kız Kulesi'nin bulunduğu yere bir kale yaptırmıştır. Bir yangın sonunda ahşap kısmı tamamen yanan kule, III. Ahmet devrinde tekrar taştan yaptırılmıştır.

Hattat Rakım'ın kitabesine göre II. Mahmut tarafından 1833 yılında onarımı yaptırılan Kız Kulesi'ne bugünkü şekli verilmiştir. Kule, 1943 yılında içeriden betona çevrilmiştir.

Başlangıçta, savunma amacıyla inşa edilen Kız Kulesi, bu özelliğini Osmanlı döneminde de bir süre korumuş ancak, imparatorluğun sınırları genişledikçe savunma amacı önemini kaybetmiş ve denizcilere yol gösteren bir fener olarak kullanılmaya başlanmıştır. Zaman zaman hapishane olarak da kullanılan Kız Kulesi, 1830'daki kolera salgınında karantina hastanesi olarak kullanılmıştır. Cumhuriyet'ten sonra bir süre daha deniz feneri olarak kullanılan Kız Kulesi, bir süre siyanür deposu yapılmıştır.

Kız Kulesi ile ilgili birçok efsane vardır. Bir rivayete göre, Leandra adlı bir genç burada bir genç kıza aşık olur. Her gece, sevgilisiyle buluşmak için karşı kıyıdan yüzerek buraya gelen Leandra'ya yol göstermek için, sevgilisi Kız Kulesi'nin bulunduğu kayalıkların üstünde ateş yakar. Ancak fırtınalı bir gecede genç kızın yaktığı ateş söner ve Leandra, kayalıkları bulamaz, boğazın serin ve karanlık sularında boğulur. Leandra'nın ölümüne dayanamayan sevgilisi de intihar eder.

Resim

Başka bir efsaneye göre, kahinler Bizans kralına, kızının yılan sokmasından öleceğini söylerler. Kral, bunu önlemek için denizin ortasındaki bu kayalıklara bir kule yaptırıp, kızını buraya yerleştirir. Ancak bir gün, kuleye gönderilen bir meyve sepetinin içinde gizlenen bir yılan, talihsiz prensesi sokup öldürür.

Battal Gazi efsanesinde Battal Gazi, Üsküdar Tekfuru'nun kızına aşık olunca, Tekfur, kızını burada yaptırdığı kuleye hapseder. Bunu öğrenen Battal Gazi, kuleyi basarak Tekfur'un kızını ve hazinesini kaçırır.

Evliya Çelebi'nin hikayesine göre ise Sultan Bayezid-i Veli zamanında, Kız Kulesi'nde yaşayan bir veli, her gün cübbesinin eteklerini toplayıp denizin üstüne oturarak Sarayburnu'na gider ve sarayda padişaha ders verir.

Yüksekliği 18 metre olan ve 5 kattan oluşan Kız Kulesi, bugün sadece İstanbul'u güzelleştiren bir mimari unsur olarak hayatını sürdürmektedir. Sanatsal bir değeri yoksa da, yerinin ve kıyıdan görünüşünün güzelliği sebebiyle dünya çapında bir ünü vardır.
[Teşekkür Butonu][Sosyal Medya Hesaplarımız][Site Kuralları]
"Özgürlük uğrunda herşeyi göze alabilenlerin hakkıdır!"


  • Rastgele Başlık
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj